GİRİŞ
Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde sosyal medya, haber siteleri, video platformları ve forumlar yalnızca iletişim alanları olmaktan çıkmış, kişisel ve kurumsal beyanların kamuya açık biçimde yayımlandığı dijital yayın ortamları haline gelmiştir. Bu gelişimle birlikte dijital platformlarda yapılan her paylaşım, beğeni veya yorum, hukuki sonuç doğurma potansiyeline sahiptir. Dijital ortamda yapılan paylaşımların hukuka uygunluğunun sağlanabilmesi amacıyla 5651 sayılı sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun (“5651 sayılı Kanun”) ve sair mevzuat hükümleri kapsamında, hem bireylere hem de kurumlara önemli yükümlülükler getirilmiştir.
Bu yazımız ile dijital platformda gerçekleştirilebilecek ihlaller ve bu ihlallere uygulanacak yasal müeyyideler, ilgili mevzuat ışığında ele alınacaktır.
1. Dijital Paylaşımların Hukuki Niteliği
Dijital mecralar, kullanıcıların içerik yayınlamasına, bireyler arası iletişim kurulmasına veya ticari faaliyetlere ortam sağlayan online platformlardır. Özellikle “sosyal medya” çatısı altında hayatımıza giren Youtube, Instagram, Twitter gibi sayısız çevrimiçi platform ve Trendyol, Amazon vb. e-ticaret siteleri, dijital platformların en yaygın örneklerindendir. 5651 sayılı Kanun’un 2. maddesinin (l) fıkrasına göre “İnternet ortamında yapılan her türlü yayın”ın, bu Kanun kapsamında değerlendirileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda, dijital paylaşımlar, hukuken “yayın” olarak nitelendirilmektedir.
2. Dijital İhlal Türleri ve İlgili Mevzuat Uyarınca Yaptırımlar
2.1. Kişilik Haklarının İhlali – TCK m.125, TMK m. 24-25, TBK m.58
Sosyal medya üzerinden bir kişi hakkında aşağılayıcı, onur kırıcı, gerçeğe aykırı veya hakaret içeren ifadelerde bulunulması durumunda, hakaret suçu veya kişilik hakkı ihlali oluşabilir. Bu durumda da kişilik hakkı ihlal edilen mağdur taraf hem hukuk davası hem ceza davası yoluna başvurarak haklarını arayabilir.
- Cezai Sorumluluk: TCK m.125 uyarınca hakaret suçu, 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Sosyal medya üzerinden işlenen hakaret suçu “alenen” işlenen bir suç olduğundan TCK m. 125/f. 4 uyarınca verilecek ceza 1/6 oranında artırılır.
- Hukuki Sorumluluk: TMK m. 24. ve 25. maddeleri uyarınca kişilik hakları saldırıya uğrayan kişilere, saldırının önlenmesi, durdurulması ve kaldırılması için yasal yollara başvuru hakkı tanınmıştır. TBK m.58 kapsamında mağdur kişi, ayrıca manevi tazminat da talep edebilir. Buna göre, kişilik hakkı ihlalinin bir an önce ortadan kaldırılması ve devam eden saldırı tehlikelerinin bertaraf edilmesi için hızlıca aksiyon alınması önem arz etmektedir.
2.2. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal
Dijital ortamlarda yapılan paylaşımlar, bir başkasının özel hayatının gizliliğini ihlal edebilir. Özel hayatın korunması, anayasal bir hak olup özel hayatın gizliliğini ihlal durumunda da hukukumuzda önemli yaptırımlar öngörülmüştür.
- Cezai sorumluluk: TCK m. 134 hükmü uyarınca, özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası yaptırımına tabi tutulmuştur. Aynı maddede, gizliliğin ihlalinin görüntü ya da ses kaydı alınması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda cezanın 1 kat artırılacağı düzenlenmiştir. TCK m. 134/f. 2 hükmünde ise, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimsenin iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı öngörülmüştür. Buna göre, mezkûr maddenin ikinci fıkrasına göre, önceki fıkradan farklı olarak özel hayata dair görüntü veya ses kaydı alınması yeterli olmayıp aynı zamanda bu görüntü veya ses kayıtlarının dış dünyaya da yansıtılması halinde suçun nitelikli hali oluşacaktır.
- İdari sorumluluk: 5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesinde, dijital ortamlarda yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliği ihlal edilen kişilere, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’a başvuru yaparak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını talep etme imkanı tanınmıştır. Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumu tarafından bu talebin erişim sağlayıcılara bildirilmesinden itibaren talep gereği derhal ve en geç dört saat içinde yerine getirir.
- Hukuki Sorumluluk: Özel hayatının gizliliği ihlal edilen kişiler, ayrıca koşullarının oluşması halinde TMK 24-25 hükümlerinde kişilik hakkı ihlallerinde öngörülen hukuki imkanlara başvurabilir, TBK m. 58 uyarınca manevi tazminat talebinde bulunabilir.
2.3. Kişisel Verilerin İzinsiz Paylaşımı – TCK m.135–140, KVKK m.12
Bir kişinin fotoğrafı, görüntüsü, ses kaydı veya kişisel bilgisi, herhangi bir hukuka uygunluk sebebi yahut açık rıza olmaksızın dijital ortamda paylaşılırsa bu durum kişisel verilerin hukuka aykırı ifşası olarak değerlendirilir.
- Cezai Sorumluluk: Kişisel verileri hukuka aykırı bir başkasına verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi halinde, TCK m.136 hükmünde 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
- İdari Sorumluluk: Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“KVKK”) 12. maddesi uyarınca, veri sorumluları; kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek ve kişisel verilerin muhafazasını sağlamakla yükümlüdür. KVKK’ya göre veri sorumlusu kabul edilen kişilerin bu yükümlüklerine aykırı davranması halinde, 2025 yılı itibarıyla 204.285,00 TL’den 13.620.402,00 TL’ye varan idari para cezası yaptırımı öngörülmüştür.
2.4. Telif Hakkı İhlali – Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (“FSEK”) m. 71
Dijital mecralarda fotoğraf, müzik, video veya yazılı içerik gibi bir eserin, hak sahibinden izin alınmadan kullanılması telif hakkı ihlali oluşturur.
- Cezai Sorumluluk: FSEK m. 71 uyarınca bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında 1 yıldan 5 yıla kadar hapis veya adli para cezası uygulanır.
- Hukuki Sorumluluk: FSEK m. 68 uyarınca, hak sahibinin, söz konusu ihlal nedeniyle ayrıca maddi ve manevi tazminat davası açabileceği düzenlenmiştir.
2.5. Yanıltıcı Bilgi ve Dezenformasyon – TCK m.217/A (2022 Değişikliği)
TCK’ya 2022 yılında eklenen 217/A maddesi uyarınca, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde gerçeğe aykırı bilgi yaymak suç olarak tanımlanmıştır. Söz konusu suç bakımından 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası uygulanabileceği hükme bağlanmıştır.
3. İçerik Sağlayıcı, Yer Sağlayıcı, Erişim Sağlayıcı ve Sosyal Ağ Sağlayıcıların Sorumlulukları
3.1. İçerik sağlayıcıların sorumluluğu
5651 sayılı Kanun’un 2. maddesinin (f) fıkrasında içerik sağlayıcı: “İnternet ortamı üzerinden kullanıcılara sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan gerçek veya tüzel kişiler” olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun’un 4. maddesinde, içerik sağlayıcının internette kullanıma sunduğu her türlü içerikten sorumlu olduğu düzenlenmiştir.
Görüldüğü üzere, dijital platformlarda içerik hazırlayan ve paylaşan kişi, kanunen “içerik sağlayıcı” sıfatını taşır ve yaptığı paylaşımın hukuka uygun olmasından bizzat sorumludur. Bu kapsamda, sosyal medyada paylaşım yapan kişiler “içerik sağlayıcı” olarak nitelendirilmektedir. Bu nedenle bir sosyal medya paylaşımı, kullanıcı açısından yalnızca bir iletişim aracı değil, hukuken bağlayıcı bir eylem, yani bir “yayın faaliyeti”dir.
Buna karşın, 5651 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, içerik sağlayıcı, bağlantı sağladığı başkasına ait içerikten doğrudan sorumlu değildir. Ancak içerik sağlayıcının, bağlantıyı sunuş şeklinden bağlantıyla ulaşılan içeriği desteklediği ve kullanıcıların da bu içeriğe ulaşmasını amaçladığı açık bir biçimde ortaya konulabilirse, bu durumda içerik sağlayıcının genel hükümlere göre sorumlu tutulması söz konusu olabilir.
3.2. Yer sağlayıcların sorumluluğu
Yer sağlayıcılar, çeşitli hizmet ve içeriklerin yer aldığı sistemleri sağlayan veya işleten gerçek veya tüzel kişilerdir. 5651 sayılı Kanun m. 5 hükmüne göre, yer sağlayıcılar, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Bununla birlikte, yer sağlayıcı ortam sağladığı içeriğin hukuka aykırı olduğu hakkında 5651 sayılı Kanun’un 8. ve 9. maddelerine göre haberdar edilmesi durumunda, hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.
3.3. Sosyal ağ sağlayıcıların sorumluluğu
Sosyal medya, özellikle son yıllarda insanların zamanını önemli bir kısmını geçirdiği bir platform haline gelmiştir. Sosyal ilişki ve iletişimlerin büyük bir çoğunluğu, sosyal medya üzerinden sağlanmaktadır. Sosyal medya mecralarının dijital platformlar arasında önemli bir yer kaplaması, sosyal medya platform sahipleri ve işletenlerinin de Türk hukuk mevzuatına uyum sağlaması ihtiyacını doğurmuştur. Bu ihtiyaç doğrultusunda, 5651 sayılı Kanun’un 2. maddesine 2020 yılında eklenen (s) fıkrasıyla, “sosyal ağ sağlayıcılar” tanımlanarak kanuni bir düzenlemeye kavuşturulmuştur. İşbu madde uyarınca, sosyal ağ sağlayıcılar: “sosyal etkileşim amacıyla kullanıcıların internet ortamında metin, görüntü, ses, konum gibi içerikleri oluşturmalarına, görüntülemelerine veya paylaşmalarına imkân sağlayan gerçek veya tüzel kişiler”, şeklinde tanımlanmıştır. Sosyal ağ sağlayıcılara Instagram, Facebook, Youtube platformları örnek gösterilebilir.
Sosyal ağ sağlayıcıların yükümlülükleri gerek 5651 sayılı Kanun kapsamında gerekse Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun 28.03.2023 tarihli ve 2023/DK-İD/119 numaralı “Sosyal Ağ Sağlayıcı Hakkında Usul ve Esaslar Hakkında Karar” ile düzenlenmiştir. Bu kapsamda, Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılara Türkiye’de yerleşik bir temsilci belirleme zorunluluğu getirilmiştir. Bu sayede, yurt dışı merkezli ağ sağlayıcılara ulaşmanın zorluğu aşılmaya çalışılarak Türkiye’de bir muhatap belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu temsilci, sosyal ağ sağlayıcıların içerik veya yer sağlayıcı olmasından kaynaklı sorumluluklarının ve adli veya idari makamlar tarafından gönderilen tebligat/bildirimlerin yerine getirilmesini, kişiler tarafından 5651 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvuruların cevaplandırılmasını temin etmek üzere faaliyet gösterecektir.
Hukuka aykırılığı hâkim veya mahkeme kararı ile tespit edilen içeriğin sosyal ağ sağlayıcıya bildirilmesi durumunda, sosyal ağ sağlayıcılar, içeriğin kaldırılmasından sorumludur. Hukuka aykırılığı hâkim veya mahkeme kararı ile tespit edilen içeriğin sosyal ağ sağlayıcıya bildirilmesi durumunda, bildirime rağmen yirmi dört saat içinde içeriği çıkarmayan veya erişimi engellemeyen sosyal ağ sağlayıcı, doğan zararların tazmin edilmesinden sorumludur. (5651 sayılı Kanun ek madde 4/f. 14).
Ayrıca 5651 sayılı Kanun ek madde 4 kapsamında, sosyal ağ sağlayıcıların yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde çeşitli yaptırımlar (örn. reklam yasağı, idari para cezaları, internet trafiği bant genişliğinin daraltılması) öngörülmüştür. Son olarak sosyal ağ sağlayıcılar, aynı zamanda içerik veya yer sağlayıcı olmaları halinde, ayrıca bu sıfatlarından doğan sorumlulukları da yerine getirmekle yükümlüdürler.
3.4. Erişim Sağlayıcıların sorumluluğu
5651 sayılı Kanun m. 2/f. 1-(e) bendinde erişim sağlayıcılar, “Kullanıcılarına internet ortamına erişim olanağı sağlayan her türlü gerçek veya tüzel kişiler” olarak ifade edilmiştir. Bu kapsamda, internet servis sağlayıcı olarak nitelendirebileceğimiz kişi veya kurumlar (örneğin Türk Telekom, Superonline vb.) erişim sağlayıcıdır. 5651 sayılı Kanun m. 6 uyarınca erişim sağlayıcılar, kendisi aracılığıyla erişilen bilgilerin içeriklerinin hukuka aykırı olup olmadıklarını ve sorumluluğu gerektirip gerektirmediğini kontrol etmekle yükümlü değildir. Ancak aynı madde uyarınca erişim sağlayıcı, bu Kanun hükümlerine uygun olarak, herhangi bir kullanıcısının yayınladığı hukuka aykırı içerikten haberdar edilmesi durumunda, erişimi engellemekle yükümlü tutulmuştur.
3.5. Ortak yükümlülükler: İçeriğin kaldırılması ve/veya erişimin engellenmesi kararlarının yerine getirilmesi
5651 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca internet ortamında paylaşılan hukuka aykırı içeriklerin kaldırılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilebilir. İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı, soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından verilir. Soruşturma evresinde, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından da içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilebilir (sonradan bu karar hakim onayına sunulur.) Bu kararlar itiraza tabidir.
5651 sayılı Kanun’un 8. maddesinde sayılan suç unsurlarını (örneğin çocukların cinsel istismarı, intihara yönlendirme, müstehcenlik, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma) barındıran içeriklerin kaldırılması ve/veya erişim engellenmesi kararı ise re’sen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı tarafından verilir. Bu karar, ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcısına bildirilerek gereğinin yerine getirilmesi istenir.
Ayrıca 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesinde; yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması sebeplerinden bir veya bir kaçına bağlı olarak hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, Cumhurbaşkanlığı veya millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması ile ilgili bakanlıkların talebi üzerine Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı tarafından internet ortamında yer alan yayınla ilgili olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilebilir. Bu karar, ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcısına bildirilerek gereğinin yerine getirilmesi istenir.
Teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı da verilebilir.
Nihayetinde içerik sağlayıcılar, yer sağlayıcılar, sosyal ağ sağlayıcılar ve erişim sağlayıcılar, koruma tedbiri olarak verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmelidir, aksi takdirde idari para cezalarıyla karşılaşma riski bulunmaktadır.
4. Dijital Paylaşımlarda Hukuka Uygun Paylaşımlar İçin Genel Öneriler
4.1. Doğrulama: Herhangi bir içeriği paylaşmadan önce kaynağının ve güvenilirliğinin teyit edilmesi gerekir.
4.2. Kişisel Verilerin Korunması Mevzuatına Uygunluk ve Gerektiğinde Rıza Alma: Kişisel veri niteliğindeki her türlü paylaşımda, KVKK m. 5 uyarınca öngörülen hukuka uygunluk sebeplerinin var olup olmadığı değerlendirilmeli, başkaca hukuka uygunluk sebeplerinin bulunmaması halinde ilgili kişinin açık rızasının alınması gerekmektedir. Her halükarda, açık rıza alınsa dahi kişisel veri içeren paylaşımlar KVKK m. 4 hükmünde öngörülen, hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma; doğru ve gerektiğinde güncel olma; belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme; işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma; ilgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme genel ilkelere uygun olmalıdır.
4.3. Telif Bilinci: Üçüncü kişilere ait eserleri kullanmadan önce izin alınması veya usulüne uygun şekilde kaynak belirtilmesi gerekmektedir.
4.4. Etik Yaklaşım: Eleştiri sınırını aşan, hakaret, nefret söylemi olabilecek ifadelerden kaçınılmalıdır. Zira ifade özgürlüğü hakkı, sınırsız bir hak olmadığı gibi başkalarının kişilik haklarını ihlal etme hakkı da vermemektedir.
SONUÇ
Dijital platformlar, bireylerin ve kurumların sesini geniş kitlelere ulaştırma imkânı sunarken aynı zamanda hukuki sorumluluğun en görünür olduğu alanlardan biri haline gelmiştir. Her dijital paylaşım bir “yayın”, paylaşan kişi ise hukuken bir “yayıncı” konumundadır. Dolayısıyla dijital ortamlarda içerik paylaşmadan önce hukuki sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır. Aksi takdirde cezai müeyyideler ve hukuki sorumluluk doğuracak yaptırımlar ile karşılaşma riski bulunmaktadır. Bununla birlikte, ilgili idari veya makamlar tarafından verilen içeriğin kaldırılmasına veya erişimin engellenmesine yönelik kararlar da gecikmeksizin uygulanmalı, aksi halde somut olaya göre içerik, yer, sosyal ağ veya erişim sağlayıcıların idari yaptırımlarla karşı karşıya kalması söz konusu olabilecektir.
Yukarıda yer verilen açıklamalarımız, hukuki görüş ve tavsiye niteliğinde olmayıp, konuya ilişkin genel bilgiler içermektedir. Her somut durumun kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekmekte olup hak kaybına uğramamak için yasal süreçlerin uzman yardımıyla takip edilmesini tavsiye ederiz.